Üstü Kalsın

Standart

Sevgili içimdeki çocuk,

Kendimi; doğduğum andan beri olgun, hatta yaşlı hissettim. Her zaman akıllı, uslu, sorumluluk sahibi, gerçekçi bir çocuk oldum. Öyle ki, anneannemin karşı komşusu Nurten Teyze, zaman zaman “kuzum, sen ne biçim çocuksun, azıcık koşsana şöyle” deyiverirdi. Onun bu uyarısı ile anneannemin elini bırakır, 30 metre kadar ileri gider, sonra dayanamaz geri dönerdim. Her zaman temkinli ve aklı başında davrandım.

İlk gençliğim benden beklenenleri yerine getirmekle geçti. İyi bir evlat, iyi bir öğrenci, iyi bir abla olmaya çalıştım. Kendimi “bir yanım hüzne bakar benim” diye tanımlamayı marifet bildim.

“Olması gerektiği gibi” yaşadım hayatı, sonra bir baktım, bir anne, bir eş, bir yetişkin olmuşum… Pekiyi, içimdeki çılgın çocuk nerede diye sormak aklıma gelmeden ilk yarısını devirmişim hayatımın…

Sevgili içimdeki çocuk,

İşte o zamanlara denk gelir seni aramaya başlamam… Yaşadıklarımın tortusunda senin belli belirsiz göründüğün anların izini sürmem… Bazen bir “amaaaan, boşşşverrrr”de, bazen bir kahkahada, bazen de birkaç damla gözyaşında buldum seni, hep oradaydın aslında. Geldim, elini tuttum senin, gözlerinin içine baktım. “Reddedilmişlik” gördüm gözlerinde, “sevilmemişlik”, “uzaklaştırılmışlık” gördüm…

“Kim sever böyle bir çocuğu?” diye düşündüm ilk: ukala, çok bilmiş, büyümüş-de-küçülmüş… Zamanla fark ettim ki, kuşandığın zırhlarmış bunlar… Ben sana daha çok baktıkça, elini tutmayı sürdürdükçe, seni sevmeye başladım… Sen de bir bir çıkarttın üzerine giydiğin zırhları o zaman…

Anladım ki, çocuk güvenilmek istermiş… Ben seni tanıdıkça sana güvendim. Sen, ben sana güvendikçe daha çok gösterdin gülen yüzünü… Senin yüzün güldükçe ben daha çok sevdim…

Sevgili içimdeki çocuk,

İyi ki, tanımışım seni… Ben ancak seni tanıyınca “büyüdüm”. Ben ancak seni sevince kendimi bildim. Ben ancak kendimi bilince insanlığı sevdim…

En büyük arzum, ömrümün kalan yarısını yaşayıp bitirirken Cemal Süreya gibi vedalaşabilmek hayatla;

Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir…

Üstü kalsın…

Ve inanıyorum ki, sen benim elimi tuttukça mümkün olacak bu hayat…

Seni seviyorum…

İmza: BEN