Yas

Standart

ve “İyi şeyler olur” dedim…

“Tabii inanmayı sürdürürsek” dedi…

İnanmayı mı komik olma, neye inanacaksın ki? Ortalıkta yozlaşmadan, kokuşmadan, bayağılaşmadan başka bir şey mi var? İnanmakmış… Peh, her şeyin besbeter olacağına inanırım ancak bundan sonra…

Bu durumda hangi iyi şeylerden bahsediyorsun ki? dedi…

Münferit olaylar dedim… Günümü aydınlatan bazı şeyler… Güzel bir insan mesela, iyi bir kitap…

İyi kitaplara inanırım bak… İyi bir distopyaya mesela… Zaten o distopyanın kendisi değil mi yaşadığımız? Koy ver gitsin… İyi distopyalar olur… Çocukluğumu hatırlamak istemiyorum artık… İyi şeylerin her gün olduğu… Zamanın iyi olanı saydığı, kötüyü unutma eğiliminde olduğu anları unuttum gitti… Seni hayata hazırlayanlar bunlar mıydı, dedi… Bu durumda pek hazırlıklı sayılmazsın…

Bilmek ve inanmak… Yaşamak ve ölmek gibi… İçinde fırtınalar kopsa da, yokmuş gibi bir inanç içinde misin? Atla, hadi at kendini o boşluğa… İyiler zaten çoktan öldü… Ya bir suikaste kurban gitti, yandılar ya da yana yana gittiler… Kim kaldı ki? Bir sen bir ben… Seç o zaman, kime inanacaksın? İyiler her zaman kazanır… Neyi? Büyük ödül neydi ki? Ölsem? Kazanmış olur muyum? İyiler erken gidiyormuş ya… Bu kadar uzun yaşamak kötü olduğumun kanıtı mı? Ben varsam iyi yok mu? İyi varsa, ben çoktan öldüm demek… Gidiyorum o zaman… Batıya, hep batıya dönük yüzümüz… Güneşin doğuşunu sırtımızda mı hissedeceğiz? Ya yangın yeri ise doğu? Sırtım ısınıyorsa hayra mı yorayım? Sabah mı şimdi? dedi…

İyiliğe inanıyorum, dedim… Safım benim, dedi.

Sanki bir sürpriz parti verilmiş de benim için, bana haber vermeyi unutmuşlar gibi hissediyorum… Üşüyorum… Yaman çelişkiler içinde bile değilim… Bir bulutun koynunda ölmüşüm de haberim yokmuş gibi daha çok… Sadece bir koku var burnumda… İs kokusu gibi…

2 Temmuz 2015

Bir kor gibi KOR işte adama tek bir nefeste…

Standart
Görsel: http://anatckiy.deviantart.com/

Görsel: anatckiy.deviantart.com

Hayır, özlemek değil de bunun adı… İçinde her şeyin olduğu bir hiçlik daha ziyade… Hani sessizliğin elle tutulur olduğu bir kalabalık gibi…

Bir gece düşümde kalktım da yataktan gözlerim alışıktı karanlığa, ama gözlerimi kapattığımda her yer aydınlıktı zaten, bir ormandaydım ama tek bir ağaç vardı karşımda, tek ağaç ormanı işte o yokluk, uzanıp dalından bir meyve koparsam orman olmayacak artık… O nedenle yokluk içinde bırakılmışım.

Düşten düştüm, okyanus damlasına vardım. Neden gözlerin kapakları var da burnun yok? Bir damla içinde tüm kokular. Özüm gözüme durdu, balık allı pullu… Bir esinti, bir meltem, bir imbat… Okyanus oldu mu sana gökyüzü, bir mavi bir gri… Biraz ala biraz bulut… Sabah mı akşam mı belli değil… Yitip giden martıların kanadında bir karanfil alası… “Neden karanfil?” dedi şair, “şairi anmak için” dedi içim… Anlarsa bir o anlar beni…

Dönemem artık gerçekliğe, biraz caz, biraz duman, biraz alaz… Bir türkü tutturmak için çok mu geç? Eee, geç ya, caz dedin biraz önce… O zaman Rumeli Hisarı’na gitmeyelim bu gece.

Gel dedim, gittiğin gibi gel… Peki karanfil ne olacak? Onu da getir, koklarız… Olmaz, bırakamam onu suya, özlerim…

Özlemedin mi daha bu güne kadar? Büyük laflar etme bana, kalsın dilinin ucunda… Dudaklarına çıkmasın da kalbinde bir sızı kalsın, bana ne… Saçmaladın yine. Düş değil mi bu, istediğimi yaparım… Hadi o zaman, al karanfilini de çık ortaya… Ya da dur, elma demedim ki daha… Der miyim, bilinmez… Kal o zaman orada. Saçmaladın yine, kalk bir çay demle en iyisi… Olmaz, türkü yok ki, caz var… Eee, ne içeceğiz? Bir bardak soğuk su iç en iyisi sen…. Ya da hiç dönme, kal gittiğin yerde…

Neden öyle dedin ki? İyi gelmedi mi sana da bu gece? Ne gecesi? Düş dedin ya… Gündüz düşlerim olamaz mı benim? Gündüz düşünde caz olmaz ki? Ya ne olur? Kahve, frenk işi olsun ama… Bir espresso yapıvereyim o zaman size… Yemezler… Kaçıp sıyrılıvermek yok öyle. Bi arkadaşa bakıp çıksam ben?

Ve yüzü avuçlarının içinde, öylece kaldı biraz gecenin serinliğinde… Gökten 3 nefes düştü derin derin… En çok da özleyenlerin içine… Bir kor gibi KOR işte adama tek bir nefeste… Tüm renkler siyaha çalar senin elinde…

18 Nisan 2015